Önceki Haber Sonraki Haber

Önce saha dışını çözmeliyiz

Saha dışını çözmeden, saha içine çözüm aramak nafile...

23/08/2010 Pazartesi Webaslan.com

İlk 70 dakikada 17 korner atıp kendi evimizde bir kere daha hüsrana uğradığımız bir karşılaşma idi Bursaspor maçı. Yine ve ne yazık ki saha içinde ve dışında yapmamız gerekenleri yapmayıp yapmamamız gereken hataları bolca yaptığımız bir maç..

Sezon başından beri en önemli eksiklik kaleci mevkii gibi algılanırken dün Neill'ın yaptığı akıl almaz hatalarla iki golü kalemizde gördük. OFK deplasmanında yaptığı hatanın beterini hem de iki defa yaparak bir nevii bu seferde Ufuk'un şansını yok etti Avustralyalı stoperimiz... Karpaty karşısında Ali, Servet, Aykut ve Hakan'ın bireysel hatalarından golleri yerken defansta güvendiğimiz son kale Neill de düşünce bu sefer de hesabı ödeyecek son kişinin Ufuk olduğunu düşünüyorum. Umarım tüm camia olarak yediğimiz her golde sadece kalecimizi eleştirmeyi artık bir kenara bırakabiliriz..

Olayın kenar yönetimine geçecek olursak, Rijkaard'ın 70 dakikadan sonra çöken takımı canlı tutabilmek için en ufak bir çabasının olmadığını gözlemliyoruz. İnanılacak gibi değil; Premier Lig’de marka olmuş stoperimiz iki defa topu ortaya rakibe doğru kesiyor, Barcelona patentli antrenörümüz takımın ilk 70 dakikada 17, uzatmalar dahil son 26 dakikada 1 korner atmış olmasının 'fiziksel çöküntüden' olduğunu anlayamıyor ve sadece 1 kere oyuncu değiştiriyor. Sebebi bilinmez veyahut da isteksizlik ve vurdumduymazlıkla açıklanabilir.. Seneye antrenörümüz olmayacağını bildiğinden ve zannettiği ortamı burada bulmadığından sıkıntısı gayet belli olan Rijkaard'in oyuna bu kadar müdahale etmemesi insanı kuşkulandırıyor.

Maçın hakemi, ilk yarı sonunda yine eyyam mekanizmasını çalıştırarak Volkan'a ikinci sarıyı göstermeyerek geçen senelerden bugüne hiçbir şeyin değişmediğini daha sezonun ikinci maçında bize gösterdi. Geçen hafta Sıvas'lı Sedat, bu hafta Bursa'lı Huseyin, önümüzdeki hafta kuvvetle muhtemel Eskişehir'li Koray. Hemen hemen her hafta rakipten bir oyuncu ya oyuncularımızı direkt sınır harbine sokuyor ya da oyun kuralları dışına çıkmasına rağmen cezalandırmayacağını bilerek işi zıvanadan çıkarıyor. Bu sınır harbine başta Arda olmak üzere yenilen diğer oyuncularımız ise Ayhan, Mustafa, Kewell, Baros.. Baros bu sefer bu tepkilerinde bize yakışmayacak bir tarza büründü ve sakın kalsak lehimize sonuçlanabilecek bu durumu dezavantaja dönüştürdü. Hakemin Baros'a ikinci kez sarıyı gösterememesi kendi kifayetsizliği idi..

Kewell bu takım için ne kadar gerekli fakat Serdar ve oyuna girse bile ne kadar katkı yapacağı malum Pino da olmayınca kenar katkısı konusunda iyice alternatifsiz kaldık. Forvetteki üçlümüz de orta saha gibi son yarım saati dinamik bir şekilde oynamadılar, zorunluluktan sağ kanatta oynuyor olduğunu beğenmez bir tavırda oyuna katkı yapmadı ve hemen hemen her blokta rakibe karşı direnç gösteremeden yenildik. Üst üste 3. Kez ASY'de 2 gol yememiz takım savunmasında çok eksiklerimiz olduğunun en iyi göstergesi.

Bundan sonra ne olacak peki? İyimser olmamız için pek neden ortalıkta gözükmemekle beraber Rijkaard'ın öncelikle savunma güvenliğini arttırmak için önlemler alması gerek. Fakat ne yazık ki Adnan Polat ve Adnan Sezgin kulüp içi çoğu dinamiği işlemez hale getirerek farkında olarak veya olmayarak sorunu saha içinden saha dışına taşıdılar. Saha dışını çözmeden, saha içine çözüm aramak nafile şu an için..

Saygı ve sevgilerimle


Webaslan mobil uygulamasıyla spor haberlerine herkesten önce ulaşmak için tıklayın
  Ana Sayfaya Dön
Webaslan Anasayfasına Dön