Önceki Haber Sonraki Haber

Thomas Reis'ten Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray sözleri

Samsunspor'da yolların ayrıldığı teknik direktör Thomas Reis, Alman basınına açıklamalarda bulundu. Tecrübeli teknik adam Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray'a dair bir hayalini de açıkladı.

11/04/2026 Cumartesi

Samsunspor'da yolların ayrıldığı teknik direktör Thomas Reis, Alman basınından Bild'e çarpıcı açıklamalarda bulundu.

GALATASARAY, FENERBAHÇE, BEŞİKTAŞ 

"Türkiye'ye dönüşü asla dışlamam. Gelenekleri olan, tutkulu taraftarlara sahip, stadı dolu ve sürekli hareketli kulüpler beni cezbediyor. İstanbul'un üç büyük kulübünden Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ı çalıştırmak harika olurdu. Genel olarak her şeye açığım ama şu an önceliğim Almanya'da bir iş bulmak."

"BU SAYGILI BİR YAKLAŞIM DEĞİL!"

"Antalyaspor deplasmanından döndükten kısa bir süre sonra, öncesinde hiçbir iletişim kurulmadan görevime son verildiği bildirildi. 2024 yazından o ana kadar birlikte çalışmıştık ve bana göre başarılı bir dönem geçirmiştik. Böyle bir sonu saygılı bir yaklaşım olarak görmüyorum. Bu beni kesinlikle hayal kırıklığına uğrattı."

TÜRKİYE İÇİN ÖVGÜ

"Türkiye'de insanların bana gösterdiği nezaket ve yardımseverlik inanılmazdı. Süpermarkette, restoranda veya sokakta... Her yerde açık kollarla karşılandım. İnsanlar benimle fotoğraf çektirmek istedi, bana bir şeyler ikram ettiler. Geçimini sağlamak için sokakta mısır satan bir adamın, o közlenmiş mısırlardan birini bana hediye etmek için ne kadar ısrar ettiğini hala çok iyi hatırlıyorum. Onu o lezzetin parasını ödemeye ikna edemedim. Bu an, tıpkı yetimhanedeki çocuklarla vakit geçirdiğimde gözlerindeki o parıltı gibi beni derinden etkiledi."

"KALPTEN GELEN BİR MESELEYDİ"

"Samsun'un yaklaşık 20 kilometre dışındaki yurtta, anne ve babası olmadan büyümek zorunda kalan yaklaşık 70 çocuk yaşıyor. Elimden geldiğince oraya gittim, bazen yanımda tatlılar götürdüm. Çocuklarla oyunlar oynadık, top koşturduk ya da sadece güldük. Hatta bazıları iç saha maçlarımıza geldi. Türkiye'deki insanlar bana o kadar çok şey verdi ki. Bu yüzden kendimi tamamen onlara adamak, uyum sağlamak ve onlara bir şeyler geri vermek benim için kalpten gelen bir meseleydi."

"İSTİKLAL MARŞI'NI ÖZLEYECEĞİM"

"Kulüpler arasındaki rekabet ne kadar büyük olursa olsun, İstiklal Marşı çalmaya başladığı anda stadyumdaki herkes, seremoniye çıkan en küçük çocuklar bile var gücüyle marşa eşlik ediyordu. Herkes ülkesi için tek yürek oluyordu. Her seferinde çok duygusal bir andı. Marş okunurken kollarımı bağlamak veya başka yerlere dalmak yerine dimdik durmaya, o anı onurlandırmaya özen gösterdim. Zamanla maç öncesindeki o marş anını dört gözle bekler olmuştum. Bunu özleyeceğim. Türkçe öğrenmeye başlamıştım ama maalesef dil bilgim marşı söylemeye yetmedi."



Webaslan mobil uygulamasıyla spor haberlerine herkesten önce ulaşmak için tıklayın
  Ana Sayfaya Dön
Webaslan Anasayfasına Dön