Önceki Haber Sonraki Haber

Patlamaya hazır...

Galatasaraylı Futbolcu Sercan Yıldırım, Galatasaray Televizyonu’nda yayınlanan Son Pas programına samimi açıklamalar yaptı.

18/01/2012 Çarşamba

Galatasaraylı Futbolcu Sercan Yıldırım, Galatasaray Televizyonu’nda yayınlanan Son Pas programına konuk oldu.

Galatasaray geçtiğimiz hafta Karabükspor’u 5-1 mağlup etti. Liderliğini sürdürdü ve galibiyet serisini 9 maça taşıdı. Neler söylemek istersin?

Ligde iyi gidiyoruz. Aldığımız bu son galibiyet moral ve motivasyonumuz açısından iyi oldu. Samsunspor maçında da 2-0 geriden gelip 4-2 kazanmıştık. Skor avantajına sahip olmadığımız maçlarda da kazanabildiğimizi gösterdi. Bu seriyi umarım bozmayız ve en sonunda da gülen taraf biz oluruz.

Samsunspor maçına değinmek istiyorum. Devre arasında neler konuşuldu, birbirinizi nasıl motive ettiniz?


Maçı 0-0 gibi düşünmek ve galibiyet için sahaya çıkmak zorundaydık. Öncelikle iyi mücadele ettik ardından goller bulduk. Gol attığım için benim adıma da güzel oldu. Bazen kötü oynarken kazanmak önemli.

Samsunspor maçında attığın golden sonra Melo’yla bir sevinç yaşadın. Bu sevinci bizimle paylaşabilir misin?

Biliyorsunuz Melo’nun kendine has gol sevinçleri var. Ben de o sıra ona koştum. Gol, benim için büyük anlam taşıyordu. Güzel bir sevinç olduğunu düşünüyorum.

Son maçlara baktığımızda Galatasaray son maçlarını farklı skorlarla kazanıyor. Bu skorlar takımın motivasyonunu nasıl etkiliyor?


Ligin ilk haftalarında gol sıkıntısı yaşadık. Sonrasında ise bu sorun ortadan kalktı. Bu takımın özgüvenini daha çok arttırıyor. Farklı kazandığımız maçlarda taktiksel anlayışımız bozmadığımız görülüyordur. Gol atmak alışkanlık haline geliyor. Bu sevindirici bir gelişme çünkü maç içinde elinize geçirdiğiniz fırsatları değerlendiremezsiniz avantaj elde edemezsiniz. Ancak biz her pozisyonu finalmiş gibi görüp iyi değerlendiriyoruz. Yakaladığımız her pozisyonu laubaliliğe izin vermeden ciddi bir şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Bu bizim işimizi gerçekten ne kadar ciddiye aldığımızı gösteriyor.

Galatasaray şu an sezon başına göre daha farklı bir sistemle oynuyor. İlerde çift forvet oynamaya başladı. Bu nasıl bir etki gösterdi?


Bu şekilde gol yollarında daha etkili olabiliyorsunuz. Ancak sistemimiz ne olursa olsun oyun anlayışımız aynı. Yani 4-5-1’de oynasak oyun anlayışımız da bir farklılık olmuyor. Defans hücumda başlar. Bu anlamda da çift forvetin yararlı olduğunu düşünüyorum. Tabi kendi açımdan da baktığımda daha çok şans bulabilirim. Fatih Hocam şans verdiği müddetçe, daha çok goller atmak istiyorum.

Bir forvet oyuncusu uzun süre gol atamadığı zaman bu onu olumsuz etkileyebiliyor. Sen bu konuda kendini nasıl motive ettin. Samsunspor maçına kadar golün yoktu Galatasaray'da. Bu konuda neler söylemek istersin?

Ben her maç üzerine koymaya çalışıyorum. Az dakika alsam bile üzerine koymaya çalışıyorum çünkü ilk geldiğimde idmanlardaki performansım hem de kondisyon yönünden eksiklerim vardı. Önce onları kapatmaya çalıştım sonra özgüvenimin kendine gelmesi, gol yollarındaki ve gol atmadaki sıkıntımı gidermeye çalıştım. Gerçekten Samsunspor maçındaki gol geç de olsa özgüvenimin gelmesini sağladı. Hemen ardından kupa maçında görev aldım ve orada da iki gol attım. Motivasyonum daha da arttı; özgüvenimi getirdi. İnşallah daha da iyi olacağını düşünüyorum.

Önümüzdeki hafta Eskişehir'le karşılaşacaksanız. İlk yarıda Ali Sami Yen Spor Kompleksi TT Arena'da  mağlup etmeyi başarmıştınız. Tabi orada hava şartları da çok önemli. Bu konuda neler söylemek istersin?

Tabi zor bir maç olacak. Aslında kötü giden bir Eskişehir takımı var ama bunu hiçbir zaman biz öyle negatif düşünmeyip her zaman pozitif düşünüp bize karşı daha fazla bir motivasyonla çıkacaklarına inanıyorum. Çünkü geçen hafta da canları yanmış bir ekip o yüzden biz önlemimizi alıp sahadaki performansımızı aynı şekilde devam ettirip yine skora yönelik oynayarak avantaj sağlamak istiyoruz. Oradan da serideki 10. galibiyetimizi almak istiyoruz. Bunu başaracak da güçteyiz açıkçası. Çünkü çok yoğun bir tempodayız. Bu maçla birlikte 10 günde 4 maç oynayacağız. O yüzden onun verdiği aslında baktığınızda belki kötü gitseydi daha farklı olabilirdi ama iyi gidiyoruz. Bu sebeple sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum; inşallah bozmayız seriyi.

10 günde 4 karşılaşma oynayacaksınız; Eskişehir, Ankaragücü, Bursa ve Antalya.. Baktığımızda aslında sen geçtiğimiz sezon yoğun bir tempoda oynadın. Nasıl değerlendirirsin? İki önemli deplasman var Bursa ve Eskişehir gibi...


Tabi şimdi her maç zor açıkçası. Lig şimdi daha fazla kızışmaya başladı. Hem alt hem üst sıralar. Herkes herkesi yenebiliyor;  büyük -  küçük takım farkı kalmadı aslında... Baktığınızda ligdeki konumumuz gerçekten çok iyi ama, altımızdaki takımlar bazen kazanabiliyorlar, ama bazen de takılıyorlar. O yüzden biz her maça final olarak bakıp, final motivesiyle çıkıp her maçımızı almak istiyoruz ama tabi şartlar ne olursa olsun gerçekten hava şartları da kötü; çok soğuk bir iklimdeyiz o yüzden de biraz sıkıntı olabiliyor tüm takımlar için. Sahaya çıktığınızda her şey eşit durumda; zor deplasmanlara gideceğiz. Eskişehir ve Bursa'dan sonra içeride de var. Tabi zorlu maçlar ama kazanacağımıza inanıyorum ben.

Fatih Terim ile çalışmak senin için ne ifade ediyor?

Fatih Hoca ile çalışmak gerçekten çok ayrı bir duygu. Çünkü beni ilk kez Milli Takım’a alan hocamızdı; bunu da herkes biliyor zaten. Tabi kulüpte çalışmak daha farklı bir ortam. Yine bir aile gibi. Ben Bursa'dan geldim ve genç yaşıma rağmen ilk transferim oldu. Fatih Hoca belki de herkesin hayal ettiği bir hoca. Çok farklı bir duygu.

Futbol anlayışının da herhalde seninkine çok benzediğini söyleyebiliriz..


Tabi Fatih Hoca hücumsal organizasyonları ve zenginliği, hızlı hücum oyuncularını çok seven bir hoca. Ben de o tip bir oyuncu olduğum için mutluyum; şanslı hissediyorum kendimi. İnşallah ben de kendimi daha fazla kanıtlayıp hem takıma hem hocama daha fazla şeyler vermek istiyorum. İnşallah hiçbir şekilde kırmam onu.

Kariyerine baktığımızda uzun yıllar Bursaspor’da oynadıktan sonra ilk transferini Galatasaray’a gelerek yaptın. Peki, ilk kez bir transfer yaşayan bir oyuncu olarak bu konuda neler söylemek istersin? Nasıl bir duygu bu?

Benim ailem Bursa’da yaşıyor. İstanbul-Bursa çok yakın olduğu için, o konuda bir sıkıntı yaşamıyorum. Ama gerçekten Bursaspor’da Sercan Yıldırım oldum. Baktığınızda oranın da hakkını ödeyemem. Şampiyon olduk. Az da olsa insanlara bir şeyleri tattırdım. Belki de geldiğimde çok fazla şey yaşamadım yani insanlarla her zaman iyi olmaya çalıştım. Onlar da sağ olsunlar Bursa maçında, buradaki maçta, beni de çağırmışlardı. Bursa’daki maçta da herhalde öyle olacağına inanıyorum. Çünkü çok güzel günlerim geçti. Onları her zaman seviyorum, her zaman saygılıyım. Şu anda Galatasaray kulübündeyim ve gerçekten Galatasaray kulübü çok büyük bir kulüp, çok büyük bir camia. UEFA Kupası’nı kazanmış, çok büyük işlere imza atmış bir takım. O yüzden burada da olmaktan çok mutluyum.

Takımdaki havayı sormak istiyorum sana… Biz dışarıdan gözlemlediğimiz kadarıyla gerçekten müthiş bir arkadaşlık ortamı var, birlik beraberlik ortamı var. İçinde olan bir futbolcu olarak bu ortamın sen nasıl değerlendirirsin bu havayı?

Şu anda çok iyi bir havamız var. Bence Galatasaray kulübünde, Galatasaray takımında çok çabuk halledilmiş ve çok çabuk kaynaşılmış bir arkadaş ortamı var. Geldiğimde gerçekten belki de ilk günden ısındığıma inandım arkadaşlarıma. O yüzden de şimdi, Yiğit arkadaşımız katıldı en yeni, şu anda o var. O da en kısa zamanda alışacak, takıma uyum sağlayacak.

Peki, hazır söz açılmışken Yiğit Gökoğlan’ı soralım sana. O da genç bir oyuncu, Manisaspor formasıyla önemli işler yapmış bir oyuncu. Nasıl değerlendirirsin bu transferi?


Yiğit’i yaklaşık 5 sene önce de tanıyordum. Altınordu’daydı o zamanlar, ilk çıktığı dönemlerde milli takımda, genç milli takımda oynamışlığım da vardı. Gerçekten çok süratli bir oyuncu… Belki de süratim, oyun tarzımız belki de benziyor. O kanatlarda oynuyor genelde ben de alternatif olarak kanatlarda oynayabiliyorum. O yüzden de ben çok beğeniyorum, hızlı bir yapısı var, kuvvetli bir yapısı var. İnşallah takıma bir an önce uyum sağlayıp takıma katkı sağlar.

Zaman zaman teknik direktör Fatih Terim seni kanatlarda da görevlendirebiliyor. Sol kanatta da görev aldığını gördük, sağ kanatta da… Peki, bunun için neler söylemek istersin, bu bölgede görev yaparken verimli olabildiğini düşünüyor musun?

Tabii ki de… Yani ben alternatifli bir oyuncuyum açıkçası. Hem sol kanatta da oynayabilirim, hem de sağ kanatta. Çift santrforda, tek forvette bile oynayabiliyorum ve oynamışlığım da daha öncelerden var. Bu beni hiçbir şekilde rahatsız etmiyor, sağ kanat sol kanat vs. O yüzden de her türlü oynayabiliyorum. Ama tabii, baktığınızda, ben ilk çıktığımda forvet oyuncusuydum, santrforda görev aldım. İnşallah bunu devam ettirip daha çok goller atarım.

Peki, çok önemli isimlerle forma rekabetine giriyorsun; Johan Elmander ve Milan Baros’la. Attıkları gol sayısı da ortada, takıma her maç önemli katkı yapıyorlar, gerek gol gerek asist… Hatta, demin senin belirttiğin gibi savunma hücumda başlar. Baktığımızda da maç sonunda istatistiklere, Johan Elmander’in genellikle karşılaşmalarda en çok koşan oyunculardan biri olduğunu görüyoruz. Bu önemli isimlerle forma rekabetine girmen hakkında neler söylemek istersin?

Tabii ki de çok zor. Yani baktığınızda, Milan Baros olsun, uzun seneler, belki de dördüncü beşinci sezonu Galatasaray’da. O yüzden de çok katkı sağlamış bir oyuncu. Yaşı ilerlese bile bence aynı performansını devam ettiriyor. Şu anda bir sakatlığı var. Bu sakatlığından sonra belki de görev alacağıma inanıyorum. Aldıktan sonra da inşallah bu şansı iyi değerlendirip devam ettirmek istiyorum, formayı hakkımla almak istiyorum. Şu anda Johan Elmander’e baktığımızda da gerçekten müthiş bir oyuncu. Tam bir pivot santrfor havasında ama baktığınızda da hem teknik, hem de alıp giden bir oyuncu. Topla iyi bir oyuncu. O yüzden de, onları kutluyorum. Takıma çok katkı sağladılar, çok goller de attılar, şık da goller attılar. Hep beraber, 3 santrfor olarak birleşip gerçekten takıma katkı sağlamak çok istiyoruz. Bunu da başaracağız.

Şu anda puan durumuna baktığımızda, dikkat çeken konulardan biriyse, 40 golle Galatasaray ligin en çok gol atan takımı, 15 golle de en az gol yiyen takımı, liderliğin yanı sıra. Bu konu hakkında neler söylersin?

Söylediğimiz gibi defans hücumda başlıyor. Hücumda iyi bir defans yapıp, çok fazla defansa yük bindirmemeye çalışıyoruz. Defansımız da gerçekten büyük katkılar da sağlıyor. Yani bu bir bütünlük… Bütünlük olduğu zaman forvet, orta saha, defans dinlemiyor. Kalecimiz de bunun içine katarsak, gerçekten, bir takım olduk. Herkes birbirini tanıyabiliyor, saha içerisinde neler yapabileceğini de tahmin edebiliyor. Bu yüzden de takımımız gerçekten çok iyi. Maşallah.

Bursaspor formasıyla Şampiyonlar Ligi’nde önemli takımlara karşı oynadın. Galatasaray’da da Fenerbahçe’ye, Beşiktaş’a ve Trabzonspor’a karşı derbi heyecanları yaşadın. Aradaki fark nedir, Galatasaray’da yaşadığın derbi atmosferlerini nasıl değerlendiriyorsun?

Derbilerin havası farklı, Şampiyonlar Ligi maçlarının havası farklıdır. Hepsinde farklı bir arenaya çıkıyorsunuz. Hepsinde en iyi oyunculara karşı en iyi sahalarda oynuyorsunuz. Çok iyi bir atmosfer oluyor ve insanlar dolayısıyla bu maçlara daha fazla önem veriyor, statlar tamamen doluyor. Bu tip maçlara çıkmak insanın özgüvenini arttırıyor. Bu maçlardan tecrübe kazanıp diğer maçlara yansıtabiliyorsunuz. İnşallah daha çok derbiye ve Şampiyonlar Ligi maçlarına çıkarım diye ümit ediyorum çünkü daha yaşım genç. Bunları da inşallah Galatasaray’da tadarım.

Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena’nın atmosferine sen de değindin. Peki Arena’ya Galatasaray formasıyla çıktığın ilk maçta neler hissettin?


Çok müthiş bir duyguydu. Ali Sami Yen dediğimizde aklıma eski stadımız geliyor. Yanından geçtiğimde orada yaşanan maçlar aklıma geliyor ancak şu an yerinde yok. İnşallah yeni stadımızda da büyük başarılara imza atarız çünkü o Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena her şeyi hak ediyor. Dediğim gibi müthiş bir atmosferi var. Özellikle derbi maçlarında inanılmaz atmosferler oldu. Umarım stadın ve atmosferin keyfini daha çok çıkarırım.

Dileriz Galatasaray da Ali Sami Yen Stadı’ndaki başarıların çok daha fazlasını yeni stadında yaşar. Sercan Yıldırım’ın hedefleri arasında neler var. Kariyer planlamandan bahsetmek ister misin?


Bu sene çifte hatta belki de 3 tane kupa almak istiyoruz. Lig şampiyonluğu, Türkiye Kupası şampiyonluğu ve son olarak da Süper Kupa… Bunlar ilk hedefler. Sonrasındaysa, Avrupa’da yani Şampiyonlar Ligi’nde yer alıp Türkiye’yi güzel bir şekilde temsil edip, iyi sonuçlar almak istiyoruz. Şu andaki hedeflerim bunlar. Tabi ki ilerisi için daha fazla şampiyonluk, daha fazla kupa istiyorum. Umarım bunu başarırım. Daha sonraki hedefimde Real Madrid gibi bir kulüpte oynamak ama şu an öyle bir düşüncem yok. Öncelikli olarak Galatasaray’da formayı giyip sezonu mutlu bitirmek istiyorum. Sadece bu sezonu değil sonraki sezonları da… Şu anki hedeflerim bunlar, yani başarılı olabilmek.

Şampiyonluk yarışını nasıl değerlendirirsin? Galatasaray, Fenerbahçe’nin 4, Beşiktaş’ın 7 puan önünde. Hemen arkalarındaysa 4. sırada Trabzonspor var. Ayrıca play off sistemi oynanacak. Nasıl değerlendiriyorsun şampiyonluk yarışını?


Biz rakiplere bakmak yerine öncelikle kendimize bakıyoruz. Kendi maçımıza konsantre olup, kendi maçımızı kazanıp sonrasında rakiplerimize bakıyoruz. Onlar kazanır, kaybeder çok önemli değil. Olay yine bizde bitiyor. O yüzden biz maçımızı kazanıp onların da puan kaybetmesini bekleyebiliriz.

Genç yaşına rağmen tecrübeli bir oyuncusun ve takımda Emre Çolak, Semih Kaya gibi isimler uzun süredir ilk 11’de forma giyiyor. Adana Demirspor ile oynanan Ziraat Türkiye Kupası maçında da Berk Yıldız, Okan Derici, Mertan Caner Öztürk gibi isimler forma giydi. Bu konuda genç bir oyuncu olarak neler söylemek istersin?

Onları hem anlıyorum hem de canı gönülden kutluyorum. Adana Demirspor maçında iyi bir performans sergilediler. Tabi şu an çok heyecanlılar ama bizler gibi sabırlı olup forma şansı geldiğinde iyi değerlendirip sonrasında da adım adım yükselecekler. Ben de böyle yaparak bulunduğum konuma geldim. İnşallah böyle devam ederler. Galatasaray’a ileriki yıllarda da katkı vereceklerini düşünüyorum. İnşallah bunu başarırlar. Onları gerçekten kutluyorum.

Kendine idol olarak seçtiğin bir oyuncu var mı?

Açıkçası Türkiye’den yok ama Avrupa’da Thierry Henry vardı. Bunu daha önce yaptığım röportajlarda da söyledim. Hem oyunsal olarak hem de son vuruşları olarak idolüm oldu. Hoca beni Milli Takım’a almıştı ve Fransa’ya karşı oynamıştım. Henry’e karşı oynama fırsatım oldu ama forma giymedi ama Henry’nin formasını almıştım. Kısacası inşallah onun gibi kariyer sahibi olur ve güzel gollere imza atarım.

Son olarak şunu sormak istiyorum; taraftarın senden çok büyük beklentisi var. Onlara nasıl bir mesaj göndermek istersin?


Tabi ki beklentileri karşılamak çok zor ama her zaman oyunumun üstüne daha çok koyup taraftarı mutlu etmek istiyorum. Hem takıma faydalı olabilmem hem de gol atmamın onları daha fazla mutlu edeceğine inanıyorum. İnşallah daha çok dakika ve ilk 11 şansı bulduğum sürede onları mahcup etmeyeceğime de inanıyorum. Taraftarın ilk geldiğim günden beridir bana nasıl desteği varsa ben de aynı şekilde devam edip onları mahcup etmeyeceğim.

Webaslan mobil uygulamasıyla spor haberlerine herkesten önce ulaşmak için tıklayın
  Ana Sayfaya Dön
Webaslan Anasayfasına Dön