Bu maç için yaşadı, bu maç için çalıştı: Montella
Kelimelerin bittiği, taktik tahtalarındaki işaretlerin artık sahada gerçeğe dönüşeceği o büyük gün geldi çattı. Bir yanda 2002'den beri Dünya Kupası hasretiyle yanıp tutuşan, futbolla yatıp futbolla kalkan 85 milyonluk dev bir ülke... Diğer yanda ise bu devasa tutkuyu omuzlarında taşıyan, Floransalı bir futbol adamı: Vincenzo Montella....
Montella için bu maç, kariyerinin en uzun maçı olacak. Karşısında kaybedecek hiçbir şeyi olmayan, katı bir savunma anlayışıyla sahaya çıkacak ve tüm planlarını Vedat Muriqi ile Fisnik Asllani'nin kontratakları üzerine kurmuş inatçı bir Kosova var. İtalyan hoca; bu maçı zihninde onlarca kez oynadı. Çünkü Montella çok iyi biliyor ki, bu maç sadece yetenekle değil, kusursuz hazırlanan ve uygulanan taktiksel bir sadakatle kazanılacak.
Göreve geldiği ilk günden beri milli takıma en büyük dokunuşu, o alışık olduğumuz "duygusal dalgalanmalarımızı" dizginleyip yerine İtalyan işi bir saha içi disiplini ve istikrarı getirmesi oldu. Ancak bu gece, o disiplinin içine "Türk ruhunu" da katması gerekiyor. Montella'nın en büyük sınavı; oyuncularının o 24 yıllık hasretin getirdiği stres ve panik hissine kapılmasını engellemek, o coşkuyu sadece Kosova savunmasını parçalamak için bir enerji olarak kullanmalarını sağlamak. Saha kenarındaki duruşu, oyunculara vereceği güven ve kriz anlarındaki soğukkanlı hamleleri, 90 dakikanın kaderini belirleyecek.
