“Bugün borç batağındaki G.Saray’ın sorumlusu olarak beni gösterenler bakkala gidip alışveriş bile yapmasın. Ortada rakamlar var. Bizim, yani benden sonra kısa süre başkanlık yapan Mehmet Cansun dönemini de sayıyorum, 2002’de kulübü 13 milyon doları bankalara olmak kaydıyla 52 milyon dolar borçla yeni yönetime devrettik. Biz, prensipte iddia edildiği gibi hatalı transfer yapmadık. Sadece Jardel’e biraz fazla para verdik. O da bize Süper Kupa’yı getirdi. Jardel daha iyi pazarlanabilirdi. Şimdiki yönetim bir dolu oyuncu aldı, çoğunu geri gönderdi. 30 milyon dolara yakın parayı böylece çarçur ettiler.
Başkanlığı bıraktım çünkü bana ’Ayrıl’ dediler. İçten vuruyorlardı beni. Medya da devreye girdi, kampanyalar başladı. Biz
zaten o 2000’de olan seçime kadarki arkadaşlarla kenetlenmiştik. Bu kenetlenmeden dolayı istedikleri kadar yıpratmaya çalışsınlar başaramazlardı ama 2000’den sonraki seçimden sonra bölünmeler yaşanmaya başlandı. Bunu hissetmeye başladım ve ’yönetimin içinde başladıysa, bu iş bitmiştir’dedim.
Fatih Terim’in o dönem İtalya’ya gitmesi herkes için kötü oldu, erken ayrıldı. Eğer kalsaydı o sene ya da ondan sonraki sene Şampiyonlar Ligi şampiyonu olurduk. O zaman şampiyon olan takımlardan hiçbir farkımız yoktu bizim. Şimdi klas düştü ama biraz. Fatih Hoca bir Mourinho olabilirdi.
‘NEDEN SEYRANTEPE?’
Terim benimleyken üst üste dört şampiyonluk kazandı. Ama Canaydın ile başarısız oldu. Aradaki farkı anlayın. Canaydın vizyon sahibi değil, daha doğrusu yeterli değil. Mahalli düşünüyor. Son derece iyi bir siyasetçi, nasıl iktidar olacağını biliyor ama bunlar yetmiyor. Kulübün hali ortada. G.Saray neden Seyrantepe’ye stat yapmaya çalışıyor anlayamıyorum. Bizim projemizi devam ettirselerdi.
G.Saray yönetimi taraftara kapalı. Ultraslan çok iyi bir taraftar örgütüydü ama bizim başkan geldi Ultraslan’ı lağvetti. Halbuki Ultraslan, sürekli şikayet edilen amigolara güzel bir alternatifti. F.Bahçe’nin taraftarıyla olan ilişkisi muazzam ama G.Saray yönetimi taraftarla ilişki kurmak istemiyor. Özhan Canaydın’ın içeride daha çok lise kardeşliğine dayalı bir örgütlenmesi var ve o örgütlenme etkili oldu başkanlığı kazanmasında"