Önceki Haber Sonraki Haber

Bugün ve yarın

Galatasaray Spor Kulubü günlük ve geçici başarı için hiçbir oyuncu, teknik adam, yönetici ve taraftarını harcayarak bu noktaya gelmemiştir; bundan sonra gelmesi de beklenmemelidir.

19/06/2010 Cumartesi Webaslan.com

Mustafa, Sabri, Neill, Baros, Hakan, Emre Çolak... Şimdi diyeceksiniz niye bu 6 oyuncuyu yazarak yazına başladın? Hemen söyleyelim; mevcut kadromuzda geçen sene olup bu sene olup olmamaları konusunda spekülasyon yapılmayan oyuncularımız bunlar...

25-30 kişilik geniş kadrodan sadece 6 oyuncumuz yaz tatilini seneye geçen sene oynadıkları takımda; Cim Bom'da oynayacaklarını bilerek geçiriyorlar.. Gerisi 3-4 yeni transfer ve yaklaşık 15 tane "bana ne olacak?" sorusunu soran profesyoneller ordusu..

Başkanımız Adnan Polat bugünlerde ihtiyacımız olan "6" numaralı oyuncuyu transfer etmek için sadece adaşı olan yardımcısını görevlendirirken, sadece "6" oyuncumuz tatilini kafaca rahat geçiriyor.. Bülent Timurlenk'in dediği gibi altyapı da giydiği "6" numaralı formasının yanına Arif abisinin giydiği "6" numarayı ekleyip "6+6=66" diyen ve henüz Kaptan olmamış genç Arda'nın taşıdığı "amatör profesyonelliği" bir şekilde simgeliyor bu "6" rakamını bizim için.

Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan bellidir.. Önümüzdeki sezonun 25. haftasında Ankara deplasmanına mutlak galibiyet parolası ile çıkması muhtemel Cim Bom'un yaşayacağı herhangi bir puan kaybında kendimize sorabiliriz "o gün neyin yanlış olduğunu".... Takım içinde devamlılığı daha sezon başında bu kadar önemsiz hale getirip, oyunculara bu güveni yeteri kadar vermezseniz oyuncularda bilhassa sezon sonuna doğru size sırtlarını çevirebilirler... Bunu kimisi profesyonelce yapar; kimisi kendinden vererek... Ama kaybeden sonunda Cim Bom olur...

Galatasaray Spor Kulubü günlük ve geçici başarı için hiçbir oyuncu, teknik adam, yönetici ve taraftarını harcayarak bu noktaya gelmemiştir; bundan sonra gelmesi de beklenmemelidir.. Çok iyi geçen bir sezondan sonra Erkek Basketbol Takımımızın antrenörü Cem Akdağ'ın sözleşmesinin uzatılıp Oktay Mahmudi ile anlaşıldıktan sonra kendisine "güle güle" bile denmemesi, yüzme şubesinin bu noktalara gelmesindeki en önemli paya sahip Yılmaz Özüak'ın anlamsız bir şekilde devre dışı bırakılması, son iki sezonda Şampiyonlar Ligi ön eleme bileti bile alınmamasını Haldun Üstünel'in yaptığı mucize transferlerle ilintilendirilmesi Cim Bom'da görmek istemediğimiz hadiselerdir..

Genel yönetim stratejisine ara verip önümüzdeki sezon için elimizde kalan ve ihtiyacımız olan isimlere dönelim artık; Elano, Arda, Keita ve Baros ile oynayacak iki oyuncu kontenjanı için elimizde geçen seneden Ayhan, Mustafa, Barış, yeni transfer olarak da Musa var...Musa'yı parçalı ile henüz izlemediğimizden dolayı kendisini şimdilik dahil etmediğimizde geriye kalan 3 oyuncumuzun toplamda 1 oyunculuk mevkiiyi dolduramayacağından çekiniyorum sevgili okurlar.. Geçtiğimiz sene başlarken tekrardan iyileşmiş Linderoth ve henüz bizdeki en son sezonunu geçirmemiş olan Mehmet Topal, hatta ve hatta Mehmet Güven bile vardı elimizde.. Şimdi ise buraya tam 2 tane transfer yapmak şart; aksi takdirde geriye kalan dörtlünün verimi daha da düşecek...

Defansa dönelim ve Neill'in muhtemel partnerlerini inceleyelim; Servet, Emre Güngör, Gökhan, Ali... Ali tıpkı Musa gibi yeni; bizim formamızla izlemeden yorum yapmak istemiyorum fakat Servet'in kafasından zorla biz silmeye çalıştık futbolu son 3 ayda.. Bu saatten sonra kendisinden nasıl bir fayda alabiliriz, ciddi şüphelerim var... E.Güngör kaleci Aykut gibi ağzıyla kuş tutsa camiaya yaranamayan; milli formayla Aslanlar gibi oynadığı çok çabuk unutulan bir yetenek.. 3. kez parlama şansını inşallah bulur ama bu düşük bir ihtimal...Gökhan ise devamlı oynadıkça forma girebilen ama yaşadığı sakatlıklardan dolayı bunu gerçekleştirmesi hemen hemen imkansız diğer bir oyuncumuz.. Uzun lafın kısası; 4 oyuncudan tam bir partner bulamadığımız..

Orta sahadaki sıkıntının bir benzeri defans hattında da yaşanıyor; hatta kalede de.. Sözleşmeli 3 kaleci var elimizde; içlerinden yıpranmamış olan "24" yaşındaki Ufuk.. Rijkaard, Neeskens'le kafa kafaya verip sezona eldivenleri Ufuk'a verip başlarsa ilk derbiye kadar bu çocukta yıpratılmaya çalışılacak...Diğer bir deyişle istikrarsızlık istikrar sağlayacak..

Peki ya ne yapılması gerek?


Gayet basit; yığılma olan mevkilerdeki oyuncuların en az yarısı ile yolların ayrılması bir zorunluluk bizim için.. Aksi takdirde kalanların da azalan huzuru nerdeyse yokolacak ve sezon içinde anlayamadığımız şekilde takımdaki "iç direnç" azalacak..

Başarı için "istikrar", "istikrar" için "sabır" gerek...

Yaklaşık 9 sezondur ertelediğimiz "önümüzdeki 5 bilemedin 3 sezonunun takımını kurma vizyonu" yönünde adım atmalı artık Sn. Polat... Bunun içinde örnek alması gereken model Real Madrid değil Arsenal olmalı..

Yeni mabedimize taşınırken; o statta 1 sene içinde 1 kupa kaldırmak yerine 3 sene sonra 3 kupayı birden kaldırabileceğimizi, bundan fazlasını yapacak kudrete, inanaca ve kabiliyete tüm camia oalrak sahip olduğumuzu "ısrarla" birbirimize hatırlatmamız lazım sevgili Galatasaraylılar..

Saygı ve sevgilerimle…


Webaslan mobil uygulamasıyla spor haberlerine herkesten önce ulaşmak için tıklayın
  Ana Sayfaya Dön
Webaslan Anasayfasına Dön